Erdoğan ÇALAK GİRİŞ Birey ve bireyleşme terimi, günümüzün Türkiye’sinin anlam dünyasında ve günümüzün Türkçesinde, çoğu zaman bir insanı olumlamak veya insandaki olumlu bir gelişimi ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Birey terimi bu anlamda kullanıldığında çoğu zaman kendini bulmuş, kendi gibi olan, kendi doğrularına göre yaşayabilen, özgürleşmiş birini tanımlamaktadır. Birey terimi, daha nadir olarak da bencil,…
Psikanalitik kuram, insan davranışlarını ve psikopatolojinin kökenlerini anlamlandırmayı amaçlayan köklü bir psikoterapi ekolüdür. Bu yaklaşımın merkezinde, bireyin günlük yaşamını, kişilerarası ilişkilerini ve duygu durumunu derinden etkileyen örtük zihinsel süreçler yer alır. Klinik uygulamada terapistler, bireyin semptomlarını kalıcı biçimde dönüştürmek için doğrudan bilinçdışı dinamiklere odaklanırlar. Dolayısıyla psikanaliz süreci, semptomların yüzeysel kontrolünden ziyade kişiliğin derin katmanlarını yeniden…
Geleneksel eğitim anlayışı, nörogelişimsel farklılıkları uzun yıllar boyunca “düzeltilmesi, hizaya sokulması veya bastırılması gereken bir kusur” olarak kurguladı. Sağlamcı (ableist) bakış açısı; otizmli çocukları okul kapılarında bürokratik bir yüke ya da lütuf bekleyen birer istisnaya indirgemektedir. Oysa nöroçeşitlilik paradigması ve engelli haklarının sosyal modeli, eğitimin bir ayrıcalık değil; her bireyin doğuştan sahip olduğu, tartışmaya kapalı,…
Bu paragraf, blog yazınıza bir giriş olarak hizmet eder. Ele almayı planladığınız ana tema veya konuya değinerek başlayın ve okuyucunun ilgisini ilk cümleden itibaren yakaladığınızdan emin olun. Bu konunun neden önemli olduğunu ve nasıl bir değer sunabileceğini vurgulayan kısa bir genel bakış sağlayın. Bu alanı, makalenin geri kalanının tonunu belirlemek ve okuyucuları ilerideki yolculuğa hazırlamak…
Uzun Bir Yol, Güçlü Bir Gelecek İlk 30 günü geride bıraktınız. Belirsizliğin, kafa karışıklığınızın en şiddetli olduğu, ne yöne gideceğinizi bilmediğiniz o ilk şok dalgasını atlattınız. Önünüzde uzun, inişli çıkışlı ama bir o kadar da derin bağlarla dolu bir yolculuk uzanıyor. Çocuğunuzun gelişimi çizgisel olmayacak; bazen sıçramalar yaşayacak, bazen duraklayacaksınız. Bu duraklamalar gerileme değil; beynin…
Otizm aktivizmi, otizmli bireylerin haklarını savunmak, toplumsal önyargıları yıkmak ve dünyayı herkes için daha erişilebilir kılmak amacıyla yürütülen küresel bir harekettir. Geleneksel olarak otizm, tedavi edilmesi veya ortadan kaldırılması gereken bir “hastalık” olarak görülürken, günümüz aktivizmi otizmi insan çeşitliliğinin doğal bir parçası olarak kabul eden “nöroçeşitlilik” perspektifine dayanmaktadır. Nöroçeşitlilik Paradigması ve Aktivizmin Temelleri Nöroçeşitlilik kavramı,…
Modern psikoloji dünyasında yaygın bir ezber var: Bir semptom, kaygı ya da çökkünlük belirdiğinde ilk hedef çoğu zaman onu hızla “tedavi etmek”, yani susturmaktır. Oysa psikodiyalektik çalışma, meseleye bambaşka bir pencereden bakar. Ruhsal zorlanmaları bastırılması gereken bir “arıza” olarak değil; bireyin kendi hikâyesi ile içine doğduğu toplum arasındaki gerilimleri anlatan kıymetli bir dil olarak görür.…
Birçoğumuz Nöroçeşitlilik teriminin , nörolojideki farklılıkların etnik kökene, sosyoekonomik sınıfa, cinsel yönelime, cinsiyete veya engelliliğe benzer bir sosyal kategori olarak tanınması ve saygı duyulması gerektiği gerçeğini temsil ettiği konusunda hemfikiriz. Ancak çoğu kişi, Avustralyalı sosyolog Judy Singer’ın, Nöroçeşitlilik terimini ilk kez 1996-1998’de sosyoloji onur tezinde kullandığını (ve makaleyi resmi olarak 1998’de sunduğunu) bilmiyor . Singer’ın Otizme olan ortak ilgileri konusunda…
Günümüz dünyasında hız, sürekli tüketim, performans baskısı ve dijital enformasyon fırtınası; zihinsel sağlığımızı her an kuşatan bir gerilim alanı yaratıyor. Sabahın ilk ışıklarında kontrol edilen bildirimler, yetersizlik hissi ve bitmeyen telaş karşısında modern birey şu soruyla baş başa kalıyor: Bu gürültünün ve hızın ortasında sahici bir ruhsal denge kurmak gerçekten mümkün mü? Popüler kişisel gelişim…